Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık



Salgının da etkisiyle artan hareketsiz yaşam tarzı, sürekli yorgun hissetmemize ve enerji seviyelerimizin düşmesine neden oldu. Ancak doğru ipuçları izlenerek enerji seviyelerini artırabilmek mümkün.


Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık

Birçok kişi, kendisini normalden daha yorgun hissediyor. Salgının getirdiği kapanma ve kısıtlamalar bizi hareketsizliğe zorladı, bu yüzden bunu tamamen fiziksel bir şeye bağlayamayız, ancak pandeminin yarattığı durum ve içinde bulunduğumuz belirsizlik de dahil olmak üzere birçok faktörün bunu etkilediğini söyleyebiliriz.

Sürekli geçmeyen yorgunluğunuzun sebebi anemi gibi fiziksel bir neden olabilir, istirahatte yorgunluğun azaldığını, ancak biraz aktivite yaptığınızda arttığını fark edebilirsiniz. Öte yandan yürüyüşten sonra kendinizi daha enerjik hissediyorsanız yorgunluğunuz ‘psikososyal’ olabilir.

Bu gerçekle yüzleşince ve eğer gerçek bir sağlık sorununuz yoksa, sadece enerji seviyelerinizi yükseltmenin bir yolunu aramalısınız, çünkü aksi takdirde uzun vadede gerçekten sağlık sorunları yaşayabilrisiniz.

İşte geçmeyen yorgunlukla savaşmak ve enerji seviyelerini artırmak içinç 7 ipucu:

Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık #1

ESNEME

Sporcular bunu iyi bilirler: Bir egzersizi yapmadan önce esnemeleri gerekir çünkü bu, onların egzersiz yapmak daha güçlü olmasını sağlar.

Bunu günlük hayata çevirelim: Sabah uyandığımızda kas dokularımız sertleşir ve hareketsizlikten eklemlerimiz sıkışır, bu koşullarda güne iyi başlamak biraz zordur.

Kas sistemini aşırı zorlamaktan kaçınmak için önce hafif esnemeler yapın ve yoğunluğu kademeli olarak artırın. Sadece 5 ila 10 dakika esneme hareketleri yapmak kası aktive edecek, aynı zamanda daha fazla fiziksel güce dönüşecek olan dolaşım ve lenfatik sistemleri de harekete geçirecektir.

Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık #2

BESLENMENİZİ GÖZDEN GEÇİRİN

Her zaman sağlıklı protein, karbonhidrat ve yağ içeren gıdaları tercih edin. İşlenmiş gıdalardan uzak durun. Özellikle kahvaltıda buna çok dikkat edin ve yavaş emilimi olan karbonhidratlar seçin. Bu, beynin iyi çalışması için gereklidir, bu nedenle eksik olmamalıdır. Örneğin, peynir ve portakal suyu ile kepekli bir mini sandviç yiyebilirsiniz.

Diğer bir seçenek ise kahvaltıda kuru meyve almaktır. Taze meyvelerden daha kalorilidirler, ancak besinleri konsantre ederler ve doğal glikoz (enerji) sağlarlar. Kahvaltıda dört adet kuru kayısı veya aynı miktarda hurma size özel bir şevk verecektir.

Bunun dışında sabah kahvenizi yeşil meyve ve sebze suları değiştirmeyi deneyin. Gün içinde daha fazla antioksidan tüketin. Çilek, yaban mersini veya kivi gibi C vitamini açısından zengin meyvelerin doğal olarak yorgunlukla savaştığı bilinmektedir.

Vücudun doğal temizlenme sürecine yardımcı olmak için salatalara daha fazla yeşil yapraklı sebzeleri ekleyin.

Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık #3

ŞEKERİ AZALTIN

Kahvaltıda bir hamur işi yediyseniz, öğünler arasında paketli bir atıştırmalık tükettiyseniz ve öğününüze çok yağlı yemekler eklediyseniz, gücünüz hızla azalmış olabilir.

Sebeplerden biri, vücuda aşırı dozda hızlı emilen karbonhidrat vermiş olmanızdır. Basit şekerler size aniden yok olan bir enerji artışı sağlar. Çok fazla şeker bizi ilk başta enerjik hissettirir, ancak bu enerji tüm gün çalışmaya devam etmek için sabit kalmaz.

Ne yediğinizi kontrol edin ve sağlıklı yağları (sızma zeytinyağı, avokado, fındık) ve yavaş emilen karbonhidratları (tam tahıllar, baklagiller ve taze meyve ve sebzeler) tercih edin.

Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık #4

YÜRÜYÜŞ YAPIN

Nefes kontrolüyle birlikte tempolu yürüyüşler yapmayı deneyin. Kollarınızı hızlı bir şekilde ileri geri hareket ettirin, bu, vücudun enerjisini önemli ölçüde artıracaktır.

Yürüyüş, yalnızca tüm vücuda ulaşan oksijen akışı artırmakla kalmaz, aynı zamanda ruh halinin düşmesini ve daha yorgun hissedilmesini önlemek için kortizol hormonunun seviyelerini korur.

Akşam yemeğinden 15 dakika sonra yapacağınız 30 dakikalık küçük bir yürüyüş bile büyük farklar yaratacaktır.

Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık #5

GÜNE DUŞLA BAŞLAYIN

Genel olarak 37º ile 38.3º arasında bir sıcaklıkta duş almamız tavsiye edilir. Yani, normal vücut sıcaklığından birkaç derece daha yüksek.

Canlandırıcı bir duş istiyorsanız hiçbir durumda 41º’yi geçmemelidir. Duşunuzu ılık suyla alın ve yapabiliyorsanız soğuk suyla ​​bitirin. Suyun 37º’nin altında olduğu birkaç saniye, nabzı biraz hızlandırmak ve solunumu artırmak için yeterlidir. Bunlar, vücudun aktif hale geldiğinin iki göstergesidir. Bazı çalışmalar, bağışıklığı geliştirmeye bile yardımcı olduğunu göstermiştir. Ancak bunu 30 veya 45 saniyeden fazla yapmamayı unutmayın.

Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık #6

GÜNEŞ IŞIĞI ALIN

Güneşlenmek mutluluk hormonu serotonini arttırır ve bu, şu anda en çok ihtiyacımız olan hormondur, çünkü eksikliği ruh halinin bozulmasına, sinirliliğe, sürekli uyuşukluğa yol açar.

Pencere açıkken veya sokaktayken güneş ışığı almak daha iyidir. Güneşli bir camın arkasında oturmak da bize sıcak bir rahatlık hissi verse de, kendinizi doğrudan güneş ışınlarına maruz bırakmanız sizin için daha iyi olacaktır. Bu sayede sadece kendinizi daha enerjik hissetmek için değil, vücudunuzun yeterli D vitamini üretmesi için de gerekli ışığı alacaksınız.

Yorgunlukla savaşmak ve enerjiyi artırmak için 7 alışkanlık #7

BİTKİ ÇAYI DENEYİN

Kahve ile vakit geçirmek yerine her gün şu bitki çaylarından birini alın:

Biberiye: Birçok antioksidan sağlayan ve sindirim sistemini geliştirici özelliklere sahip uyarıcı bir bitkidir. Kuru ot kullanıyorsanız, fincan başına sadece bir çay kaşığı ekleyin.

Yeşil çay: Kahvaltıda veya öğleden sonra yeşil çay tüketmek, günlük programınızı yerine getirmeniz için gerekli enerjiyi sağlar. Bu bitki çok miktarda antioksidan ve mineral sağlar. Demirin emilimini engellememesi için öğünlerin dışında alınması daha sağlıklıdır. Yeşil çayı nane veya limon ile de birleştirebilirsiniz.

Matcha çayı: Yararlarından biri konsantre olma yeteneğini geliştirmek olsa da, tek faydası bu değildir. Matcha çayı kolesterolü ve kan şekerini düşürür ve insülin seviyeleri veya tansiyon seviyelerini dengeler.

Rhodiola: Enerji, dayanıklılık, güç ve zihinsel kapasiteyi artırmaya yardımcı olur . Günde bir bardak alın. Sabahları içmek daha iyidir.

Ginkgo biloba: Sadece vücudunuzu daha aktif hale getirmekle kalmaz, aynı zamanda zihninizi daha uyanık hale getirir. Bir bardak çayın genellikle zararı yoktur, ancak kabızlık veya baş ağrısı çekiyorsanız dikkatli olun ve ilaç kullanıyorsanız, tüketmeden önce doktorunuza sorun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir