Yaşlanma karşıtı 15 antioksidan



Belirli gıdalarda bulunan antioksidanlar, birçok farklı faydalarıyla vücudun sağlıklı çalışması için mükemmel yardımcılardır. Bu nedenle onları bilmek ve düzenli olarak tüketmek oldukça önemlidir.


Yaşlanma karşıtı 15 antioksidan

Hücreler, yaşamı sürdüren kimyasal reaksiyonların gerçekleşmesi için oksijene ihtiyaç duyar. Bu nedenle nefes alırız. Ancak bu reaksiyonlar aynı zamanda proteinlere, hücre zarlarına ve genetik materyale saldıran serbest radikaller de üretir.

Soluduğumuz oksijenin yüzde 1’i potansiyel olarak zararlı serbest radikallere dönüştürülür.

Serbest radikallerin etkisine karşı koymak için vücut glutatyon, süperoksit dismutaz ve peroksidazlar gibi antioksidan metabolitleri ve enzimleri salgılar.

Ancak, kendini savunma mekanizmaları tam olarak etkili değilse ve çok fazla serbest radikal oluştuysa, bunama, arterioskleroz, diyabet ve kanser gibi yaşlanma ile ilişkili hastalıklara yakalanma riskini artıran bir “oksidatif stres” üretilir.

Bu tür durumlarda vücuda yardımcı olabilecek antioksidanlar açısından zengin gıdalar vardır. Antioksidan açısındna zengin meyve ve sebzeleri daha fazla tüketen kişilerin bu hastalıklara yakalanma riskleri her zaman daha düşüktür.

Yaşlanma karşıtı 15 antioksidan #1

TÜM VÜCUDU KORUYOR

Antioksidan kapasite gösteren gıdalar, bir kez alındığında kanın antioksidan aktivitesini artırabilir. Deneyler, tüketilen sebze ve meyve miktarının iki katına çıkarılmasının, kanın antioksidan gücünü yüzde 10-25 oranında artırdığını göstermiştir.

Sağlığa ilk faydalı etkilerinden biri, kılcal damar ağını iyi durumda tutmasıdır, bu da dolaşımı iyileştirerek uzun süreli hafıza kaybını önler, öğrenme yeteneğini korur, akciğerleri ve diğer organları korur.

Bununla birlikte, hem vücudun kendisi tarafından üretilen hem de gıda tarafından sağlanan farklı antioksidan bileşiklerin nasıl birleştiği hakkında hala çok az şey bilinmektedir. Araştırmalar, bir maddenin vücudun antioksidan sistemine girdiğinde etkili olabileceğini, ancak uyum sağlayamazsa fark edilmeden geçebileceğini gösteriyor.

Örneğin laboratuvarda etkili antioksidan olan bazı maddelerin sindirim sisteminden geçerken bozulduğu ve kandaki antioksidan seviyesini iyileştirmediği gözlemlenmiştir.

Her ne kadar daha fazla araştırmaya ihtiyaç olsa da, kanıtlanmış antioksidan gıdaların ve bileşiklerin bir listesini yapmak için yeterli bilgi vardır. Bitkiler bol miktarda antioksidan içerir. Çünkü, bitkiler fotosentez sırasında saf oksijen üretirler, bu nedenle kendilerini çeşitli güçlü antioksidanlar aracılığıyla onun etkilerinden korumaları gerekir.

Yaşlanma karşıtı 15 antioksidan #2

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR

E vitamini, iyi bir antioksidan olarak kabul edilmektedir. Yağ bakımından zengin gıdalarda bulunur ve oksidasyonu önler. Doymamış yağ asitlerinden oluşan hücre zarlarını korur.

Aynı zamanda, damarlar ve kalp üzerinde olumsuz etkilere neden olan kötü kolesterol LDL’nin oksidasyonunu da önler.

Sızma bitkisel yağlar özellikle ayçiçeği, susam, soya ve zeytinyağı iyi miktarda E vitamini içerir. Bunlar haricinde avokado ve başta badem olmak üzere kuru yemiş ve yağlı tohumalr iyi miktarda E vitamini içerir.

C vitamini de iyi bir antioksidan olarak kabul edilir. Turunçgiller, kivi, papaya ve kırmızı biber en çok C vitamini içeren gıdalardır. C vitamini, Kan plazmasındaki ilk antioksidan savunma hattı olarak kabul edilir.

Vücudun içinde, hücre zarlarının korunmasına yardımcı olan E vitaminini yeniden üretme yeteneğine sahiptir. Ayrıca bağışıklık sistemini uyarır ve bağ dokusunun kemiklerde, kıkırdakta, tendonlarda ve bağlarda salgıladığı bir madde olan kolajen üretiminde yer alır.

Hem E hem de C vitaminleri yüksek sıcaklıklara duyarlıdır, bu nedenle bunlardan en iyi şekilde yararlanmak için gıdaları çiğ tüketmeniz önerilir.

Antioksidan bakımından zengin birçok gıda, genellikle renkli tonlarda olur. Renk, antiradikal maddelerin türü ve konsantrasyonunun bir göstergesidir.

Her renk, belirli bir koruyucu etkiye sahip bir tür antioksidanın varlığını ortaya çıkarır:

Beta karoten veya provitamin A, sarı ve turuncu gıdalarda bulunur ve onlara rengini veren karotenoidtir. Havuç ve kayısı gibi besinler bol miktarda içerir. C ve E vitaminleri gibi bağışıklık sistemini güçlendirir ve hücre zarlarını korur.

Likopen ise akla parlak kırmızı renkleri getirmelidir. Domates, kırmızı ve pembe üzüm, karpuz ve papaya iyi miktarda likopen içerir. Likopen açısından zengin diyetler, kalp hastalıklarını ve bazı kanserleri, özellikle prostat ve ağız kanserlerini uzak tutma yetenekleri nedeniyle tavsiye edilir.

Lutein ve zeaksantin de kartenoidlerdir ve sarı yeşilimsi renklerden sorumludurlar. Ispanak, lahana ve karnabahar iyi miktarda lutein ve zeaksantin içerir. Zararlı organzmaların saldırılarına karşı gözde retinanın koruyucu kalkanları görevi görürler. Önlenebilir körlüğün ana nedenleri olan katarakt ve makula dejenerasyonunu bu şekilde önlerler.

Yaşlanma karşıtı 15 antioksidan #3

P VİTAMİNİ DE ETKİ EDİYOR

Polifenolik bileşikler 1930 yılında Nobel ödüllü Albert Szent-György tarafından keşfedilmiştir. Başlangıçta P vitamini ve C2 vitamini olarak adlandırılmıştır çünkü bazılarının C vitaminine benzer özellikleri vardır.

Keşfedilmesinden bu yana, beş binden fazla polifenol ve türevi veya flavonoid tanımlanmıştır.

Şu anda birçok işlevi olduğu bilinmektedir. Bağışıklık sistemini desteklerler, hücre büyümesini düzenlerler, hormonların taşınmasına katılırlar, besinlerin emilimini etkilerler ve vücudun toksinlerden arınma süreçlerine katılırlar.

İndoller ve sulfurans adındaki polifenoller, turpgiller ailesinden sebzelerde (lahana, karnabahar, brokoli, şalgam, su teresi) bulunurlar ve tümör gelişimini engelleyen antioksidanlardır.

Bu tür sebzeler ayrıca yüksek miktarlarda lif, C vitamini, selenyum ve folik asit içerir. Yeterli dozlarda alındığında kalp krizlerini ve sinir sistemi bozuklukları önlerler.

Kuersetin de antioksidan özellikleri olan polifenolik bir bileşiktir. Elma, brokoli, kiraz, üzüm, lahana ve özellikle de soğanda bulunur. Araştırmalar meme, cilt, yumurtalık, akciğer ve safra kesesi kanserlerini önleyebileceğini gösteriyor. Ayrıca kardiyovasküler hastalık riskini azaltır, alerjilerle savaşır ve astımı hafifletir.

Epigallokatekin galat da en güçlü antioksidan etkisine sahip polifenollerin biridir. Yeşil çay da bulunur ve Parkinson, Alzheimer ve romatoid artrit hastalıklarına karşı koruyucu olduğu tespit edilmiştir.

Bir çalışma, Asya’da bu dejeneratif hastalıkların görülme sıklığının daha düşük olduğunu, çünkü birçok erkek ve kadının günde ortalama bir litre yeşil çay içtiğini öen sürüyor.

Kurkumin de zerdeçalın ana maddesi olan antioksidan özellikte bir polifenoldür. Bu madde Hindistan’da Ayurveda tıbbı tarafından binlerce yıldır kullanılmaktadır ve bilim insanları şu anda miyelom, pankreas ve kolon kanseri, sedef hastalığı ve Alzheimer tedavisinde etkinliğini araştırmaktadır.

Zerdeçal, vücut tarafından emilimini 20 katına çıkardığı ve tüm gücünden yararlanmaya imkan sunduğu için biberle birlikte tüketilmelidir. Sıcak suda veya yağda çözülerek alınması da faydalarını arttırır.

Ellajik asit de özellikle çilek ve diğer meyvelerde bulunan antioksidan özellikte bir polifenoldür. Genetik materyali hem çevresel kirleticilerden hem de iç kaynaklı serbest radikallerden koruma özelliğine sahiptir. Bu nedenle antikanser bir maddedir.

Proantosiyanidinler ve antosiyaninler de iyi antioksidanlardır ve mavi ve mor renkteki yaban mersini, böğürtlen ve erik gibi meyvelerde bol miktarda bulunurlar. Bu maddeler, E vitamininden 50 kat, C vitamininden 20 kat daha aktif oldukları için “süper antioksidanlar” olarak adlandırılmıştır.

Koenzim Q10 da bir diğer önemli antioksidandır. E vitaminine benzer şekilde hareket eder ve hücrelerin ömrünü uzattığı, solunum organlarını, mitokondriyi koruduğu gösterilmiştir. Vücudun kendisi tarafından üretilir, ancak bitkisel gıdalar da önemli miktarda sağlar.

Yaşlanma karşıtı 15 antioksidan #4

SELENYUM VE ÇİNKO ATLANMAMALI

Selenyum ve çinko mineralleri antioksidan değildir, ancak vücut tarafından salgılanan serbest radikal enzimlerin çalışması için gereklidir.

Selenyum dokuların yaşlanmasını ve prostat ve kolon kanserlerini önler. Buğday tohumu ve kepek, soğan, sarımsak, domates ve lahanada bulunur.

Çinko, vücutta çok sayıda sürece katılır: Enerji üretimi, üreme, bağışıklık sistemi ile ilgili en az 200 vücut enziminin bir bileşenidir. Susam ve kabak çekirdeği, zencefil ve cevizlerde bol miktarda bulunur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir