Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan



Her gün saatlerce birçok insan tarafından paylaşılan bir ortam olan ofisler, mikroplarla doludur. Salgının yükselişe geçtiği bu günlerde enfeksiyonlardan uzak durmak için bu 8 alana dikkat edin.


Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan

Etrafımız mikroplar, bakteriler ve virüslerle çevrili: Evde, toplu taşıma, sinemada ve tabii ki, mikroorganizmaların koloni oluşturması için uygun bir ortam olan ofiste. Çoğu zararlı olmasa da, bazıları özellikle soğuk algınlığı ve mevsimlerinde ve içinde bulunduğumuz salgın döneminde enfeksiyonlara neden olabilir.

Ofislerde çalışan insanlar, birçok iş arkadaşıyla aynı alanı paylaştıkları gibi telefon, yazıcı veya sandalye gibi nesneleri de paylaşırl. Tüm bunlar mikropların bulaşması ve birikmesi için iyi ortamlardır.

Sterilize edilmiş bir balonun içinde yaşamak mümkün olmadığından (ve tavsiye edilmeyeceğinden), iş yerlerimizde enfeksiyonları önlemenin en iyi yolu, patojenlerin en çok biriktiği nesneleri ve alanları bilmek ve mümkün olduğunda kullanmadan önce önlem almayı hatırlamaktır.

İşte ofiste mikropların en çok biriktiği 8 nesne ve ortam:

Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan #1

KAPI KOLLARI

Sırayla, bakteri, virüs ve diğer mikroorganizma kolonilerinin en sık yaşadığı yer, binanın ofise açılan kapı kollarıdır. İnsanlar ellerini her zaman temiz tutmazlar ve avuç içleri en çok bakteri biriktiren kısımdır.

Avuç içlerinizle doğrudan dokunmamak için iyi bir seçenek, tek kullanımlık bir mendil bulundurmak veya kapıları mümkünse dirseğinizle açmaktır, ancak bunu yapamıyorsanız veya sürekli içeri girmek ve dışarı çıkmak zorundaysanız, ellerinizi sık sık yıkamak en iyisidir. Şirket ayrıca, kaplamasız metaller veya bileşimlerinde bronz, çinko, bakır veya nikel içerenler gibi mikropların çoğalmasına engel olan malzemeler kullanarak, önlemlere yardımcı olabilir.

Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan #2

KLAVYE VE FARE

Çalışma masasının en önemli kısmı olan bilgisayar kalvye ve faresi, çoğu işin yapıldığı yerdir ve fiziksel şekli nedeniyle mikropların kendilerini yerleştirmesi için mükemmel bir ortamdır. Çoğu çalışan klavyelerinde yemek yer ve tuşların arasında kırıntıların birikmesine neden olur. Ama sadece bu değil, cildin salgıladığı yağ, göz kırptığınızda düşen kirpikler veya konuşurken dışarıya çıkan tükürük, klavyenizde ve farenizde bakterilerin çoğalmasına neden olabilir ve sadece dokunduğunuzda grip veya koronavirüs gibi enfeksiyonlara maruz kalabilirsiniz.

World Applied Sciences Journal’da yayınlanan bir araştırma, klavyelerin çeşitli türlerde bakterilerle dolu olduğunu ve bunların arasında göz, ​​kulak, idrar yolu enfeksiyonu ve hatta zatürreye neden olabilen Pseudomona putida’nın ve besin zehirlenmesine neden olan Bacillus cereus’un varlığının altını çizdi.

Eldiven giymediğiniz sürece klavyedeki bakterilerle temas etmemeniz neredeyse imkansızdır ancak enfeksiyon riskini azaltmanın iyi bir yolu klavyeyi temiz tutmaktır. Bunun için üzerinde yemek yemekten kaçının, düzenli olarak ters çevirerek sallayın ki tuşlar arasına sıkışan her şey çıkabilsin ve özellikle cihazı paylaşıyorsanız düzenli olarak dezenfektanlı bir bezle silin.

Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan #3

LAVABOLAR

Escherichia Coli (E.coli) veya Clostridium difficile (C. Difficile) gibi başta dışkı ile ilgili olanlar olmak üzere mikroplarla en dolu olan ortamlardan biri lavabolardır ve bu yüzden mutlaka aşırı dikkatli olmanız gereken bir yerdir. En sorunlu alanlar tuvaletlerin kapı kolları, klozet sifon düğmeleri, musluklar ve sabunluklardır. Paradoksal gibi görünse de, yakın tarihli bir araştırmanın gösterdiği gibi tehlike, bakteri ve sporları emebilen ve onları yeni yıkanmış ellerde dışarı atabilen el kurutma makinelerinde de gizli olabilir.

Tüm bunlar, bir şekilde ellerle teması gerektirir, bu da doğru bir el yıkama yapılmadığında enfeksiyon riskini artırır. Ancak ellerinizi bir kez sterilize etseniz bile kurtulamazsınız, çünkü kapı kolunda çıkmak için açmanız gereken mikroplar olabilir, herkesin ellerini yıkamadığını unutmayın. Kapı kollarına dokunmamak için kağıt havlu kullanabilir veya dirseğinizin yardımıyla açabilirsiniz.

Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan #4

MUTFAK

Bazı ofislerde çalışanlara faydalanabilmeleri için mutfak sağlanmaktadır. Mikrodalgalar, buzdolapları veya mevcut diğer küçük aletler temiz görünseler bile mikrop kaynağı olabilir. Ek olarak, yiyecekler ısıtıldığında, bir kısmı mikrodalga fırının her zaman temizlenmeyen köşelerine sıçrayabilir, bu nedenle her kullanımdan sonra birikirler. Aynısı, dökülmelerin ve koku birikiminin meydana gelme eğiliminde olduğu buzdolaplarında da olur. Bu makinelerin düğmelerinde ve açma kollarında da mikrop olabilir.

Yiyeceklerin kirlenmesini önlemek için, en iyisi kabın kapağı olmadan değil, hafifçe açıkken ısıtmak ve herhangi bir mikroorganizmanın onu kirletmesini önlemek için her zaman buzdolabında sıkıca kapalı tutmaktır. Cihazların dış kısımlarına gelince, onları açmak için bir peçete kullanabilir veya temastan sonra ellerinizi su veya dezenfektan ile iyice yıkayabilirsiniz.

Araştırmalar, bir ofisteki kahve fincanlarının yüzde 20’sinin yıkanmadan önce koliform bakterisine sahip olduğunu ve bulaşık havlusu veya süngeri ile temizlendikten sonra yüzde 100’ünün koliform bakteriye sahip olduğunu buldu. Bu, süngerlerin bakteriler için mükemmel bir yaşam alanı olduğunu ve çalışma verilerine göre haftada bir kez değiştirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan #5

ASANSÖR DÜĞMELERİ

Ofisiniz yüksek bir kattaysa hemen hemen tüm çalışanlar asansörü kullanır ve bunun için kat düğmelerine basmak gerekir, ancak bunu yaparken herkesin eli temiz olmadığı için mikroplar birikir. Toronto Üniversitesi’nde (Kanada) yapılan bir araştırma, şehirdeki üç hastanenin asansör düğmelerindeki bakterileri analiz etti ve bunları banyolarda görünenlerle karşılaştırdı. Asansör düğmesi örneklerinin yüzde 61’inde mikrobiyolojik büyüme görülürken, bunun klozet örneklerinin yüzde 43’ünde meydana geldiği görüldü.

Hastanede çalışıyorsanız veya iş yerinizde asansör kullanıyorsanız, örneğin dirseğinizle basarak bu düğmelere temas etmekten kaçınabilirsiniz. Ayrıca, işinize vardığınızda, özellikle toplu taşıma araçları ile seyahat ettiyseniz, bilgisayara veya diğer mutfak eşyalarına dokunmadan önce ellerinizi yıkamanız son derece önemlidir.

Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan #6

ÇALIŞMA MASASI

Çalışma masası, iş gününüzün çoğunu geçirdiğiniz alandır. Bilgisayarınızın olduğu, ellerinizi dinlendirdiğiniz ve hatta bir şeyler yiyip, içtiğiniz yerdir. Her gün temizlik yapılsa dahi, çoğu durumda sadece tozu temizlemek için bir bez, hatta diğer masalardan mikrop içerebilecek bir bez kullanılır. Arizona Üniversitesi’nin (ABD) yaptığı bir araştırmaya göre, ofis masalarının aynı alandaki tuvaletlerden daha fazla bakteri barındırdığı gösterilmiştir.

Bu durumlarda yapılacak en iyi şey, masayı mümkün olduğunca temiz tutmaya çalışmak, üzerinde yemek yemekten kaçınmak veya bunu yapmadan önce ve sonra masayı iyice temizlemektir. Ayrıca dezenfektan mendil veya el jeli kullanmak masanızdaki ve ellerinizdeki mikrop sayısını azaltabilir.

Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan #7

TELEFON VE YAZICILAR

Yazıcılar ve masa telefonları işletmelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Kopyalama düğmesi veya fotokopi makinesi kapağını açma alanı çoğu çalışan tarafından kullanılır ve çoğu zaman düzgün şekilde temizlenmez. Telefonlar, ana enfeksiyon kaynağı olan ellerle tutulur ve ayrıca terminalde kalan alan konuşurken ağızdan çıkan mikroskobik tükürük damlaları ile paylaşıdığında tam bir mikroorganizma yuvası haline gelir.

Endişelenmeyin çünkü bunun için de bir çözüm var: Dezenfektan mendiller telefonunuzu ve yazıcılarınızı temiz tutmak için bir alternatiftir ve mikrofonlu kendi kulaklığınızın olması, bulaşma riskini de azaltabilir. El hijyeninin de önemli olduğunu unutmayın.

Ofislerde en çok virüs ve bakteri bulunan 8 alan #8

OTOMATLAR

Günün en güzel zamanı geldi, özellikle kahve için otomatların önünde hak edilen dinlenme. Ancak Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, bu alan da bakterilerden arınmış değil, çünkü görünen o ki mikroorganizmalar da kahve molalarından hoşlanıyor. Araştırmalarda, kullanılmış bardakların bırakıldığı alanın, bazıları patojenik olan 35 ila 67 farklı bakteri türü barındırabileceğini keşfedildi. Makinelerin düğmelerinin de kendi canlı mikrokolonilerine sahip olduğunu dikkate almakta fayda var.

Ortak bir cezvenin olduğu ofislerde sorun ağırlaşabilir çünkü yıkansa bile kulp kısmı iyi temizlenmeyebilir ve her zaman temiz ellerle değil, herkesin dokunduğu kısımdır.

Kullanılmış kahve bardaklarını daha sonra geri dönüşüm için biriktirmek için bir kap kullanılıyorsa, çözüm onu ​​düzenli olarak sıcak su ve birkaç damla çamaşır suyu ile temizlemek olacaktır. Bardaklar tek kullanımlık ise kendileri ile birlikte atılacak olan bir torba kullanılabilir. Diğer içecek ve yiyecekler için otomatlar söz konusu olduğunda, bunları kullandıktan sonra ellerinizi iyice yıkamak son derece önemlidir.

Patojenlerle temastan tamamen kaçınmanın imkansız olduğu açıktır, ancak yapabileceğiniz şey, her temastan sonra ellerinizi iyice yıkamak ve enfeksiyonların ana giriş yolları olan burnunuza, ağzınıza ve gözlerinize mümkün olduğunca az dokunmaya çalışmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir